IT-Almancası Atölyesi

Modül 01 Ortak

İlk gün: tanışma ve hitap

Siezen / Duzen, kendini tanıtma, ilk soruları sorma

14 kalıp 12 kelime 4 soru 4 görev

Bu dil ne zaman lazım

İşe girdin. İlk gün kimse senden teknik bilgi beklemiyor — ama herkes seninle konuşacak. Almanya'da ilk günün asıl sınavı hitap: kime Sie, kime du diyeceksin? Yanlış seçim kimseyi kızdırmaz ama seni anında "buranın adamı değil" yapar.

Bu modülü bitirince

Kendini üç cümlede tanıtabilmek, du/Sie arasında doğru seçim yapabilmek ve ilk günün kaçınılmaz sorusunu sorabilmek: “Bir şey sormam gerekirse kime gideceğim?”

Kalıplar

Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?

Kendini tanıtmak

Guten Morgen, ich bin der Neue in der IT.

Günaydın, IT'deki yeni kişiyim.

der Neue / die Neue — Almanya'da kendini böyle tanıtmak çok yaygın. Karşı tarafı rahatlatır: sana nasıl davranacağını bilir.

Ich heiße Kadir Güleç und fange heute hier an.

Adım Kadir Güleç, bugün burada başlıyorum.

anfangen ayrılabilir fiil: ich fange an. Cümle sonuna atılır.

Ich arbeite als Fachinformatiker für Systemintegration.

Sistem entegrasyonu alanında bilişim uzmanı olarak çalışıyorum.

Meslek adından önce artikel yok: als Fachinformatiker. Bu, Türkçe konuşanların en sık yaptığı hata.

Sie

Freut mich, Sie kennenzulernen.

Tanıştığımıza memnun oldum.

Günlük hâli sadece Freut mich! — el sıkışırken bunu söylemen yeter.

Sie

Entschuldigung, wie war noch mal Ihr Name?

Pardon, adınız neydi?

Bunu ezberle. İlk gün on kişiyle tanışacaksın ve hiçbirini hatırlamayacaksın. noch mal soruyu kibarlaştırıyor: “bir kere daha”.

Sie mi, du mu?

duyacaksın

Wir duzen uns hier alle. Ich bin der Thomas.

Burada herkes birbirine “du” der. Ben Thomas.

Bunu duyacaksın. Cevabın: Gerne, ich bin Kadir. — ve o andan itibaren o kişiye artık du dersin.

Können wir uns duzen?

Birbirimize “du” diyebilir miyiz?

Bunu sen teklif etme — kural: yaşça/kıdemce büyük olan teklif eder. Sana teklif edilirse kabul et.

du

Gerne, ich bin Kadir.

Memnuniyetle, ben Kadir.

du'ya geçişin kabul cümlesi. Adını soyadsız söylemek geçişi tamamlar.

Sie

Guten Tag, mein Name ist Güleç. Was kann ich für Sie tun?

İyi günler, adım Güleç. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Müşteriye her zaman Sie. Kollege ile du olsan bile müşteri Sie kalır — o teklif etmedikçe.

Yeni olmanın avantajını kullan

Sie

An wen kann ich mich wenden, wenn ich eine Frage habe?

Bir sorum olursa kime başvurabilirim?

İlk gün sorulacak tek en değerli soru. sich wenden an + Akkusativ.

Ich bin noch in der Einarbeitung — ich frage lieber einmal zu viel.

Daha oryantasyon sürecindeyim, fazladan sormayı tercih ederim.

Bu cümle sana sonraki üç ay boyunca soru sorma hakkı kazandırır. Almanya'da fazla soran değil, sormayıp yanlış yapan kişi sorun sayılır.

Wo finde ich das Ticketsystem?

Ticket sistemini nerede bulabilirim?

Kalıbı değiştirmeden kullan: Wo finde ich …? — kantin, tuvalet, yazıcı, dolap; hepsi bu kalıba girer.

Ich mache dann mal Feierabend. Bis morgen!

Ben paydos ediyorum. Yarın görüşürüz!

der Feierabend — mesai sonu. Türkçede tam karşılığı yok. Çıkarken bunu söylemeden gitmek soğuk durur.

duyacaksın

Schönen Feierabend!

İyi akşamlar / iyi paydoslar!

Sana söylenecek. Cevap: Danke, dir auch! (du) veya Ihnen auch! (Sie).

Diyalog — İlk sabah, ofis mutfağı

Kollegin

Oh, hallo! Sie sind bestimmt der Neue, oder?

Aa, merhaba! Siz yeni gelensiniz, değil mi?

Sen

Genau, ich bin Kadir Güleç. Ich fange heute in der IT an.

Aynen, ben Kadir Güleç. Bugün IT'de başlıyorum.

Kollegin

Sehr schön! Ich bin die Sabine aus der Buchhaltung. Wir duzen uns hier alle.

Çok güzel! Ben muhasebeden Sabine. Burada herkes birbirine “du” der.

Sen

Gerne. Sag mal, an wen kann ich mich wenden, wenn ich eine Frage habe?

Memnuniyetle. Bir sorum olursa kime başvurabilirim?

Kollegin

Am besten an den Thomas, der macht die Einarbeitung. Sitzt gleich nebenan.

En iyisi Thomas'a, oryantasyonu o yapıyor. Hemen yan tarafta oturuyor.

Sen

Super, danke dir. Dann gehe ich mal rüber.

Süper, teşekkürler. O zaman yanına geçeyim.

Sözlük

Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.

der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade

AlmancaTürkçe
dieAbteilung-enbölüm, departman
derKollege-niş arkadaşı (erkek)Kadın: die Kollegin, -nen
dieEinarbeitung-enişe alıştırma, oryantasyonİlk haftaların resmî adı
derAnsprechpartner-muhatap, başvurulacak kişiİş ilanlarında ve e-postalarda çok geçer
dieProbezeit-endeneme süresiGenelde 6 ay
derFeierabend-emesai sonu, paydos
derArbeitsplatz¨-eçalışma yeri, masa
dieBesprechung-entoplantıEş anlamlı: das Meeting
derVorgesetzte-namir, üstSıfat çekimli: mein Vorgesetzter
sich wenden an+ Akk.birine başvurmak
anfangenfängt anbaşlamakAyrılabilir. Eş anlamlı: beginnen
sich duzen / siezenbirbirine du / Sie demek

Tuzaklar

Sık yapılan hata

Ich arbeite als ein Fachinformatiker.

Ich arbeite als Fachinformatiker.

als + meslek yapısında artikel kullanılmaz. Türkçede “bir bilişim uzmanı olarak” dediğimiz için o “bir” otomatik geliyor — Almancada gelmiyor. Aynı kural: als Entwickler, als Praktikant.

Sık yapılan hata

Entschuldigung, mein Deutsch ist nicht so gut.

Sagen Sie mir gern Bescheid, wenn ich etwas falsch verstanden habe.

Dilbilgisi olarak ikisi de doğru — ama etkileri zıt. Birincisi peşinen özür diliyor ve karşı tarafı sana daha az güvenmeye davet ediyor. İkincisi aynı gerçeği söylüyor ama profesyonel bir istek olarak. B2 seviyesinde asıl fark burada.

Test

Yeni bir Kollege sana “Wir duzen uns hier alle” dedi. Ne cevap verirsin?

  • Gerne, ich bin Kadir.
  • Nein danke, lieber Sie.
  • Das geht leider nicht.

du teklifi kabul edilir; reddetmek mesafe koymak anlamına gelir ve ekipte tuhaf karşılanır. Adını soyadsız söyleyerek geçişi tamamlarsın.

Hangisi dilbilgisi olarak doğru?

  • Ich arbeite als ein Entwickler.
  • Ich arbeite als der Entwickler.
  • Ich arbeite als Entwickler.

als + meslek = artikel yok. Bu kural istisnasız.

Müşteri seninle telefonda konuşuyor. Hangi hitabı kullanırsın?

  • Her zaman Sie kullanırım.
  • Kollege gibi du derim.
  • Yaşına göre karar veririm.

Müşteri her zaman Sie'dir. Ekip içinde du olman bunu değiştirmez. İstisna: müşteri kendisi du teklif ederse.

“Bir sorum olursa kime başvurabilirim?” Almancası hangisi?

  • Wer hilft mir bei Fragen?
  • An wen kann ich mich wenden?
  • Wo sind die Fragen hier?

Birincisi anlaşılır ama kaba durur. sich wenden an iş yerinin standart kalıbı — e-postalarda da aynen geçer.

Ezberden yaz

Kendini üç cümlede tanıt: adın, ne olarak çalıştığın, yeni olduğun. Almanca yaz.

Guten Morgen, ich heiße Kadir Güleç.

Ich arbeite als Fachinformatiker für Systemintegration.

Ich bin neu hier und noch in der Einarbeitung.

Üçüncü cümle en önemlisi: yeni olduğunu söylemek sana soru sorma hakkı kazandırır.

Gerçek hayat görevleri

Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.

  1. Kendi üç cümlelik tanıtımını yaz, yüksek sesle beş kez söyle. Kâğıda bakmadan çıkana kadar.
  2. Adını ve soyadını Almanca telaffuzla söyle. Bir Alman ilk seferde yazabilir mi? Yazamıyorsa Modül 02'deki harf tablosuna geç.
  3. Karta bakmadan şu ikisini ayırt et: kime Sie, kime du — müşteri, yeni Kollege, patronun patronu, stajyer.
  4. Bugün Almanca konuştuğun ilk kişiye Schönen Feierabend! de. Cevabını not al.

Birincil kaynak

Goethe-Institut — Deutsch am Arbeitsplatz — İş yerinde sözlü iletişimin ton ve nezaket seviyesi için ücretsiz, güvenilir başlangıç. Özellikle “Kontakte knüpfen” bölümü.