IT-Almancası Atölyesi

Modül 13 Entw

Kod hakkında konuşmak

Denglisch kuralları, IT kelimelerinin artikeli, gerçek Almanca terimler

18 kalıp 23 kelime 4 soru 4 görev

Bu dil ne zaman lazım

Alman geliştirici ekipleri saf Almanca konuşmuyor — Denglisch konuşuyor: İngilizce terimler, Almanca dilbilgisi. Ama bu karışım keyfî değil, kuralları var. der Bug ama das Feature. Ich merge das ama die Schnittstelle. Bu modül o kuralları veriyor — ve hangi terimlerin gerçekten Almanca olduğunu.

Bu modülü bitirince

Bir hatayı, bir kod parçasını ve bir git işlemini Alman ekibinin konuştuğu gibi anlatabilmek — doğru artikel ve doğru fiil çekimiyle.

Kalıplar

Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?

Artikel kuralları — tahmin edebileceğin kısım

der Server · der Compiler · der Zeiger · der Rechner

sunucu · derleyici · işaretçi · bilgisayar

Kural 1: -er ile bitenler neredeyse hep der. İngilizceden gelenler de dahil: der Container, der Controller, der Wrapper.

die Anwendung · die Vererbung · die Bedingung · die Zuweisung

uygulama · kalıtım · koşul · atama

Kural 2: -ung ile bitenler istisnasız die. Bu kural Almancanın en güvenilir kuralıdır — sömür.

das Deployment · das Refactoring · das Logging · das Caching

dağıtım · yeniden yapılandırma · kayıt tutma · önbellekleme

Kural 3: İngilizce -ing ve -ment ekleri das alır. Bunlar soyut süreç adları ve Almanca soyutu das yapmayı sever.

das Feature · das Repository · das Framework · das Interface · das Update · das Backup

özellik · depo · çatı · arayüz · güncelleme · yedek

Kural 4: “bir şey” olan İngilizce alıntılar das. Nesne değil, kavram.

der Bug · der Commit · der Branch · der Cache · der Thread · der Stack

hata · commit · dal · önbellek · iş parçacığı · yığın

Kural 5: “bir eylem ya da eyleyen” olan alıntılar der. Kural 4 ve 5 arasında şüphedeysen der daha sık kazanır.

Gerçekten Almanca olan terimler

die Schnittstelle

arayüz, API

Bu kelime sahada gerçekten kullanılıyordas Interface kodda, die Schnittstelle konuşmada ve belgede. Bu yüzden die API (dişi) diyoruz.

die Schleife · die Abfrage · die Ausnahme · der Rückgabewert

döngü · sorgu · istisna (exception) · dönüş değeri

Dördü de günlük konuşmada Almanca kullanılıyor. der Loop demek anlaşılır ama tuhaf durur.

die Datei · das Verzeichnis · die Bibliothek · die Datenbank

dosya · dizin · kütüphane · veritabanı

Bunlar için İngilizcesi kullanılmaz. das File ya da die Library demek amatör durur.

du

Da fehlt eine Bedingung — die Schleife läuft endlos.

Orada bir koşul eksik — döngü sonsuza gidiyor.

endlos = sonsuz. die Endlosschleife = sonsuz döngü.

Hata anlatmak

du

Ich habe den Bug gefunden — es liegt an der Schleife.

Hatayı buldum — sorun döngüde.

es liegt an + Dativ = “sorun şurada”. Bu kalıbı ezberle, günde beş kez kullanacaksın.

du

Die Methode gibt null zurück, obwohl sie ein Objekt liefern sollte.

Metot bir nesne döndürmesi gerekirken null döndürüyor.

zurückgeben = döndürmek (ayrılabilir). obwohl yan cümlesinde fiil sona gider.

du

Der Test schlägt nur in der Pipeline fehl, lokal läuft er durch.

Test sadece pipeline'da başarısız oluyor, yerelde geçiyor.

durchlaufen = baştan sona geçmek. Die Pipeline ist rot / grün — renk ifadesi Almancada da aynı.

du

Ich konnte das lokal nicht reproduzieren.

Bunu yerelde tekrarlayamadım.

lokal = yerel (kendi makinende). Bu cümle bir hata raporunu geri göndermenin standart yolu.

du

Das müssen wir noch abfangen.

Bunu daha yakalamamız (hata olarak ele almamız) lazım.

abfangen = (hatayı, durumu) yakalamak. try/catch için kullanılan fiil.

Git ve dağıtım — Denglisch fiiller

du

Ich pushe das gleich auf den Branch.

Bunu hemen branch'e pushluyorum.

İngilizce fiiller Almanca çekiliyor: ich pushe, du pushst, er pusht. Yardımcı fiil haben: ich habe gepusht.

du

Kannst du das mal ziehen und gegentesten?

Bunu bir çekip karşı test eder misin?

ziehen = pull (gerçek Almanca kullanılıyor!). gegentesten = bağımsız olarak test etmek — çok Alman, çok kullanışlı.

du

Das ist noch nicht gemergt.

Bu henüz merge edilmedi.

mergen → gemergt. Almancası zusammenführen, konuşmada nadir; yazılı belgede geçer.

du

Wir rollen die neue Version morgen aus.

Yeni sürümü yarın dağıtıyoruz.

ausrollen gerçek Almanca ve deployen'dan daha güvenlideployen'ın geçmiş zaman hâli sahada birleşmemiş durumda (deployt / gedeployt / deployed hepsi duyuluyor). Yazarken ausgerollt yaz, tartışma çıkmaz.

Diyalog — Bir hatayı Kollege'ye anlatmak

Sen

Du, hast du kurz zwei Minuten? Ich hänge an einem Bug im Login.

Baksana, iki dakikan var mı? Login'deki bir hataya takıldım.

Kollege

Klar, was ist los?

Tabii, ne oldu?

Sen

Die Methode gibt null zurück, obwohl der Nutzer in der Datenbank existiert.

Kullanıcı veritabanında var olmasına rağmen metot null döndürüyor.

Kollege

Hast du das lokal reproduzieren können?

Bunu yerelde tekrarlayabildin mi?

Sen

Lokal läuft es durch. Es schlägt nur in der Pipeline fehl — es liegt vermutlich an der Konfiguration.

Yerelde geçiyor. Sadece pipeline'da başarısız oluyor — sorun muhtemelen konfigürasyonda.

Kollege

Dann schau mal in die Umgebungsvariablen. Pushst du das auf einen Branch, dann kann ich gegentesten?

O zaman ortam değişkenlerine bak. Bir branch'e pushlarsan ben de karşı test edebilirim.

Sen

Mache ich. Ich schreibe dir, wenn es oben ist.

Yaparım. Yüklendiğinde sana yazarım.

Sözlük

Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.

der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade

AlmancaTürkçe
dieSchnittstelle-narayüz, APIdie API de dişi, bundan dolayı
dieSchleife-ndöngü
dieAbfrage-nsorgu
dieBedingung-enkoşul
dieAusnahme-nistisna (exception)
derRückgabewert-edönüş değeri
dieVererbung-enkalıtım
dieDatei-endosyaAsla das File deme
dasVerzeichnis-sedizin, klasör
dieBibliothek-enkütüphane
dieDatenbank-enveritabanı
dieUmgebungsvariable-nortam değişkeni
derBug-shataAlmancası der Fehler — ikisi de kullanılır
dasFeature-sözellikAlmancası die Funktion
derBranch-esdal (git)
dasRepository-sdepoKısaca das Repo
diePipeline-sCI hattı
es liegt an+ Dat.sorun şuradaBu kalıbı ezberle
zurückgebengibt zurückdöndürmekAyrılabilir
abfangenfängt ab(hatayı) yakalamakAyrılabilir
durchlaufenläuft durchbaştan sona geçmek
ausrollenrollt ausdağıtmak (deploy)Ayrılabilir
gegentestentestet gegenbağımsız test etmekAyrılabilir

Tuzaklar

Sık yapılan hata

das Bug · die Commit · der Feature

der Bug · der Commit · das Feature

Artikeller İngilizce alıntılarda da zorunlu ve rastgele değil. Kaba kural: eylem ya da eyleyen olanlar der (Bug, Commit, Branch, Server), soyut şey olanlar das (Feature, Framework, Interface, Update). Emin olamadığın kelimeyi Duden'de iki saniyede kontrol et.

Sık yapılan hata

Ich habe die File in das Directory gelegt.

Ich habe die Datei in das Verzeichnis gelegt.

Denglisch her kelime için geçerli değil. Bazı terimlerin Almancası yerleşmiş ve İngilizcesi tuhaf durur: Datei, Verzeichnis, Bibliothek, Datenbank, Schnittstelle, Schleife. Bunlarda İngilizce kullanmak, İngilizce bildiğini göstermez — Almanca bilmediğini gösterir.

Sık yapılan hata

Ich habe das gedeployed. (yazılı belgede)

Ich habe das ausgerollt.

deployen fiilinin geçmiş zaman hâli Almanca'da henüz oturmadı: deployt, gedeployt, deployed — üçü de duyuluyor, hiçbiri kesin doğru değil. Konuşmada sorun olmaz; yazılı belgede ausrollen kullan, kimse tartışmaz.

Test

Hangi artikel dizisi doğru?

  • das Bug, der Feature, die Commit
  • der Bug, das Feature, der Commit
  • die Bug, das Feature, das Commit

Eylem/eyleyen olanlar der (Bug, Commit), soyut şey olanlar das (Feature).

“Sorun döngüde” cümlesini nasıl kurarsın?

  • Es liegt an der Schleife.
  • Es ist in die Schleife.
  • Das Problem hat die Schleife.

es liegt an + Dativ — sebep gösteren standart kalıp. die Schleife Dativ'de der Schleife.

Hangisi için İngilizce terim kullanılmaz?

  • Branch, Commit, Repository
  • Datei, Verzeichnis, Schnittstelle
  • Feature, Framework, Pipeline

Bu üçünün Almancası yerleşmiş; İngilizcesini kullanmak tuhaf durur. Diğerleri sahada İngilizce kullanılıyor.

Yazılı belgede “deploy ettim” için en güvenli seçenek?

  • Ich habe das gedeployed.
  • Ich habe das ausgerollt.
  • Ich habe das deployt.

ausrollen gerçek Almanca ve geçmiş zamanı tartışmasız: ausgerollt.

Ezberden yaz

Bir hatayı Kollege'ye anlat: metot null döndürüyor, sadece pipeline'da oluyor, yerelde tekrarlayamadın, sorun muhtemelen konfigürasyonda.

Die Methode gibt null zurück, obwohl der Datensatz existiert.

Lokal konnte ich das nicht reproduzieren — es schlägt nur in der Pipeline fehl.

Es liegt vermutlich an der Konfiguration.

es liegt an … ve … konnte ich nicht reproduzieren — bu iki kalıp geliştirici konuşmalarının yarısını taşıyor.

Gerçek hayat görevleri

Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.

  1. Üzerinde çalıştığın projenin on teknik terimini yaz ve her birine artikel ver. Emin olmadıklarını Duden'de kontrol et.
  2. Beş İngilizce fiili Almanca çek: pushen, mergen, committen, deployen, refactoren. Perfekt hâllerini de yaz.
  3. Bugün yazdığın bir kod parçasını Almanca anlat — sesli, kimseye değil kendine. Tıkandığın kelimeleri not al.
  4. Almanca terim listesini test et: döngü, koşul, dosya, dizin, arayüz, sorgu, istisna, dönüş değeri, kalıtım, kütüphane.

Birincil kaynak

Duden — artikel ve çoğul kontrolü — IT alıntı kelimelerinin artikeli için tek güvenilir merci. Arama kutusuna kelimeyi yaz, artikel ve çoğul hemen çıkıyor. Tahmin etmek yerine bak.