IT-Almancası Atölyesi
Üç cümlelik durum raporu, yardım isteme, toplantıyı kısa tutma
Daily her sabah aynı üç soruyu sorar: dün ne yaptın, bugün ne yapacaksın, neye takıldın. Bu, dil öğrenmek için mükemmel bir kalıptır — yapı sabittir, sadece içerik değişir. Bir kez düzgün kurarsan her sabah tekrar kullanırsın, ve bir yıl sonra hâlâ aynı üç cümleyi kuruyorsundur.
Bu modülü bitirince
Daily'de üç cümlelik net bir durum verebilmek, takıldığını itiraf etmenin doğru Almancasını bilmek ve konuşmayı toplantıdan çıkarabilmek.
Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?
Dün ne yaptın — Perfekt
Gestern habe ich das Login-Formular fertig gemacht.
Dün login formunu bitirdim.
Konuşulan Almancada geçmiş zaman = Perfekt. habe … gemacht. machte (Präteritum) yazı dilidir, konuşmada roman gibi durur.
Ich bin mit der Validierung durchgekommen, aber nicht ganz fertig geworden.
Doğrulama işini ilerlettim ama tam bitiremedim.
Yarım kalan işi söylemenin dürüst yolu. durchkommen ve fertig werden — ikisi de sein ile çekilir.
Ich habe den PR aufgemacht, er wartet noch auf Review.
PR'ı açtım, hâlâ review bekliyor.
aufmachen = açmak. auf … warten = beklemek.
Bugün ne yapacaksın
Heute mache ich mit der Validierung weiter.
Bugün doğrulama işine devam ediyorum.
weitermachen mit + Dativ = devam etmek. Gelecek için şimdiki zaman kullanılır — werden gereksiz.
Danach nehme ich mir das Ticket 512 vor.
Ondan sonra 512 numaralı ticket'ı ele alacağım.
sich etwas vornehmen = bir işi ele almak, kendine iş almak. Çok Almanca, çok kullanışlı.
Ich würde heute gern das Deployment vorbereiten.
Bugün dağıtımı hazırlamak isterim.
würde gern = niyet bildirir ama taahhüt etmez. Planın kesin olmadığında bunu kullan.
Blocker — takıldığını söylemek
Ich habe keine Blocker.
Engelim yok.
der Blocker — Denglisch, tamamen yerleşmiş. Almancası das Hindernis, kullanılmıyor.
Ich hänge an der Schnittstelle — da komme ich nicht weiter.
Arayüze takıldım — orada ilerleyemiyorum.
hängen an + nicht weiterkommen = takılmanın standart ifadesi. Panik değil, durum bildirimi olarak duyulur.
Da bräuchte ich kurz Hilfe von jemandem, der sich mit dem Cache auskennt.
Cache konusuna hâkim birinden kısa bir yardım gerekiyor.
Kimden ne kadar yardım istediğini söyle. bräuchte (Konjunktiv II) isteği yumuşatır, kurz karşı tarafı rahatlatır.
Ich warte noch auf die Freigabe vom Fachbereich.
Hâlâ ilgili birimden onay bekliyorum.
En değerli blocker türü: senin elinde olmayan. Bunu söylemek işi hızlandırır — genelde toplantıda o kişiyi tanıyan biri vardır.
Das dauert länger als geschätzt.
Bu tahmin edilenden uzun sürüyor.
Erken söyle. Almanya'da gecikmeyi geç bildirmek, gecikmenin kendisinden daha kötü karşılanır.
Toplantıyı yönetmek
Von meiner Seite ist das alles.
Benim tarafımdan bu kadar.
Sıranı bitirdiğini belli etmenin standart cümlesi. Bunu demezsen insanlar devam edeceğini sanıp bekler.
Lass uns das nach dem Daily zu zweit anschauen.
Bunu Daily'den sonra ikimiz bakalım.
Daily'nin altın kuralı: detay toplantıda tartışılmaz. Jargon hâli: Das klären wir offline.
Ich habe eine Frage an die Runde.
Herkese bir sorum var.
die Runde = toplantıdaki grup. Söz almanın kibar yolu.
Was ist denn dein Stand?
Senin durumun ne?
Bu sana sorulacak. Cevabın: üç cümlelik yapı — dün, bugün, blocker.
Kadir, magst du anfangen? Was ist dein Stand?
Kadir, başlamak ister misin? Durumun ne?
Gestern habe ich das Login-Formular fertig gemacht und den PR aufgemacht.
Dün login formunu bitirdim ve PR'ı açtım.
Heute mache ich mit der Validierung weiter, danach nehme ich mir Ticket 512 vor.
Bugün doğrulamaya devam ediyorum, sonra 512 numaralı ticket'ı ele alacağım.
Ein Blocker: Ich hänge an der Schnittstelle zum Zahlungsdienst. Da bräuchte ich kurz Hilfe.
Bir engel var: Ödeme servisi arayüzüne takıldım. Kısa bir yardım gerekiyor.
Ich habe die letzte Woche gemacht — ich kann dir nach dem Daily zeigen, wo die Doku liegt.
Geçen hafta ben yaptım — Daily'den sonra dokümanın nerede olduğunu gösterebilirim.
Perfekt, danke. Dann von meiner Seite ist das alles.
Mükemmel, teşekkürler. O zaman benim tarafımdan bu kadar.
Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.
der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| derStand¨-e | durum, mevcut hâlWas ist dein Stand? |
| derBlocker- | engel |
| dieRunde-n | toplantıdaki grup |
| derFachbereich-e | ilgili iş birimiIT dışı, işi tanımlayan bölüm |
| dieFreigabe-n | onay |
| dieDoku-s | dokümantasyondie Dokumentation kısaltması |
| weitermachen mit+ Dat. | devam etmekAyrılabilir |
| sich vornehmennimmt sich vor | bir işi ele almakAyrılabilir |
| hängen an+ Dat. | takılmak |
| weiterkommenkommt weiter | ilerlemekAyrılabilir |
| fertig werden mit+ Dat. | bitirmek |
| aufmachenmacht auf | açmakAyrılabilir |
| schätzen | tahmin etmek |
Sık yapılan hata
Gestern machte ich das Formular fertig.
Gestern habe ich das Formular fertig gemacht.
Konuşulan Almancada geçmiş zaman Perfekt'tir, Präteritum değil. Präteritum yazı dilidir (kitap, haber, rapor). Daily'de machte, ging, sah demek, Türkçede “dün formu ikmal eyledim” demek gibi durur — doğru ama yanlış kayıtta. İstisna: war, hatte konuşmada da Präteritum kalır.
Sık yapılan hata
Ich habe ein Problem, ich weiß nicht, was ich machen soll, vielleicht liegt es an der API, oder am Cache, oder …
Ich hänge an der Schnittstelle. Da bräuchte ich kurz Hilfe von jemandem, der sich mit dem Cache auskennt.
Daily üç cümledir. Uzun anlatım toplantıyı bloke eder ve — daha kötüsü — kimse sana yardım edemez, çünkü ne istediğin anlaşılmaz. Formül: neye takıldım + kimden ne kadar yardım gerekiyor.
Sık yapılan hata
(gecikmeyi son güne kadar söylememek)
Das dauert länger als geschätzt — ich schaffe es voraussichtlich erst Donnerstag.
Alman iş kültüründe geciktiğini erken söylemek profesyonellik, geç söylemek güven kaybıdır. Gecikme kimseyi şaşırtmaz; haber verilmemiş gecikme herkesi şaşırtır. Bu cümleyi söylemek seni yavaş göstermez, öngörülü gösterir.
Daily'de “dün formu bitirdim” nasıl söylenir?
Konuşulan Almancada geçmiş zaman Perfekt'tir. Präteritum (machte) yazı dilidir.
Bir işe takıldığını nasıl söylersin?
hängen an + Dativ = takılmak. Devamında Da komme ich nicht weiter gelir.
Bir Daily kaç cümlelik olmalı?
Detay toplantıdan çıkarılır: Lass uns das nach dem Daily anschauen.
Gecikeceğini ne zaman söylemelisin?
Erken bildirilen gecikme öngörü sayılır; geç bildirilen gecikme güven kaybıdır. Alman iş kültüründe bu ayrım keskindir.
Kendi Daily'ni yaz: dün bir hatayı düzelttin, bugün teste devam edeceksin, ve bir konuda onay bekliyorsun. Üç cümle.
Gestern habe ich den Bug im Login behoben und den PR aufgemacht.
Heute mache ich mit den Tests weiter.
Ein Blocker: Ich warte noch auf die Freigabe vom Fachbereich.
Bu üç cümlelik iskeleti bir kez kur, her sabah sadece içeriğini değiştir. Bir ay sonra düşünmeden söylüyorsun.
Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.
Birincil kaynak
DWDS — Perfekt / Präteritum kullanım farkı — Konuşulan ve yazılan Almancada geçmiş zamanın nasıl bölündüğünü korpus verisiyle görmek için. Kural olarak öğrenmek yerine örnekte görmek daha kalıcı.