IT-Almancası Atölyesi
Yorum yazmak, eleştiriyi karşılamak, Alman doğrudanlığını okumak
Alman Code Review kültürü doğrudandır: Das ist falsch. yazılır ve bu kişisel değildir. Türkçede aynı sertlikte bir cümle kavga başlatırdı; Almanca'da içeriğe yöneliktir. Bu modül iki şeyi öğretiyor: doğrudanlığı yanlış okumamak ve kendi yorumlarında ağırlığı doğru işaretlemek.
Bu modülü bitirince
Bir PR'a Almanca yorum yazabilmek (ve öneriyle blocker'ı ayırt edebilmek), aldığın eleştiriye savunmaya geçmeden cevap verebilmek.
Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?
Review istemek
Kannst du kurz drüberschauen?
Bir göz atabilir misin?
Review istemenin en yaygın cümlesi. drüberschauen = üstünden geçmek. kurz karşı tarafın işini küçültür — kabul edilme şansını artırır.
Ich habe einen PR aufgemacht — magst du reviewen?
Bir PR açtım — review eder misin?
magst du …? = ister misin? Almanya'da rica etmenin çok günlük ve nazik hâli.
Es ist nicht dringend, wenn du diese Woche mal Zeit findest.
Acil değil, bu hafta bir ara zaman bulursan.
Aciliyet bilgisini vermek — Kollege'nin kendi işini planlamasına saygı. Karşılığını fazlasıyla alırsın.
Yorum yazmak — ağırlığını işaretle
Nur ein Vorschlag, kein Blocker: Hier würde ich eine Konstante nutzen.
Sadece bir öneri, engel değil: Burada bir sabit kullanırdım.
Bu modülün en önemli tekniği: yorumun ağırlığını işaretlemek. Öneri mi, şart mı? İşaretlemezsen karşı taraf her yorumu şart sayar ve review tıkanır.
Das müssten wir noch ändern, sonst läuft der Test nicht durch.
Bunu değiştirmemiz lazım, yoksa test geçmez.
Gerçek blocker böyle yazılır: ne + neden. Sebep olmadan yazılan blocker tartışma çıkarır.
Kannst du das kurz erklären? Ich verstehe die Logik hier nicht ganz.
Bunu kısaca açıklayabilir misin? Buradaki mantığı tam anlamadım.
Anlamadığın kodu eleştirmek yerine sor. Genelde haklı olan yazan kişidir — ve haklı değilse cevap veremez, iş kendiliğinden çözülür.
Ich hätte da eine Anmerkung zur Benennung.
İsimlendirme konusunda bir notum olacak.
die Anmerkung = not, yorum. die Benennung = isimlendirme. Nazik bir başlangıç.
Den Fall würde ich noch abfangen.
Bu durumu da yakalardım (hata olarak ele alırdım).
Konjunktiv II (würde) yorumu emir değil öneri yapar. Review yorumlarının varsayılan kipi bu.
Passt für mich. Von mir aus kann das rein.
Bana uygun. Bence merge edilebilir.
Von mir aus = benim açımdan sorun yok. reingehen = merge edilmek. Onay cümlesi.
Eleştiriyi karşılamak
Guter Punkt, das habe ich übersehen.
İyi nokta, bunu gözden kaçırmışım.
Hatayı kabul etmek Almanya'da statü kaybı değildir. übersehen = gözden kaçırmak. Bu cümle seni zayıf değil, güvenilir gösterir.
Danke für den Hinweis, das baue ich ein.
Uyarı için teşekkürler, bunu ekliyorum.
der Hinweis = uyarı, ipucu. einbauen = (koda) eklemek.
Da bin ich anderer Meinung — und zwar deshalb: die Methode wird auch woanders aufgerufen.
Burada farklı düşünüyorum — şu sebeple: metot başka yerlerde de çağrılıyor.
İtiraz etmek tamamen normaldir — ama gerekçeyle. und zwar = “şöyle ki”, gerekçeyi getiren bağlaç.
Können wir das kurz zusammen anschauen? Ich glaube, wir meinen dasselbe.
Bunu kısaca birlikte bakalım mı? Sanırım aynı şeyi kastediyoruz.
Yazılı tartışma üç turu geçtiyse konuşmaya taşı. Bu cümle kimseyi haksız çıkarmadan tartışmayı bitirir.
Das ist so gewollt — ich schreibe einen Kommentar dazu, dann ist es klarer.
Bu bilinçli yapıldı — bir yorum ekleyeyim, daha net olur.
so gewollt = kasten böyle. Haklı olduğunda bile koda açıklama eklemek tartışmayı kalıcı olarak bitirir.
Das ist falsch. Die Methode gibt bei einer leeren Liste null zurück.
Bu yanlış. Metot boş listede null döndürüyor.
Guter Punkt, das habe ich übersehen. Ich fange den Fall ab.
İyi nokta, gözden kaçırmışım. Bu durumu yakalayacağım.
Und hier würde ich eher eine Konstante nutzen statt der Zahl.
Ve burada sayı yerine bir sabit kullanırdım.
Ist das ein Blocker oder ein Vorschlag? Dann würde ich es in einem separaten Ticket machen.
Bu bir engel mi yoksa öneri mi? Öneriyse ayrı bir ticket'ta yapardım.
Nur ein Vorschlag. Von mir aus kann das so rein.
Sadece öneri. Bana göre bu şekilde merge edilebilir.
Alles klar. Ich pushe die Änderung gleich, dann kannst du noch mal drüberschauen.
Anlaşıldı. Değişikliği hemen pushluyorum, sonra bir daha bakabilirsin.
Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.
der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| dieAnmerkung-en | not, yorum |
| derHinweis-e | uyarı, ipucu |
| derVorschlag¨-e | öneri |
| dieBenennung-en | isimlendirme |
| dieÄnderung-en | değişiklik |
| dieMeinung-en | görüş, fikiranderer Meinung sein = farklı düşünmek |
| derKommentar-e | yorum (kodda) |
| drüberschauenschaut drüber | üstünden geçmekAyrılabilir |
| übersehenübersieht | gözden kaçırmakAyrılmaz — hat übersehen |
| einbauenbaut ein | (koda) eklemekAyrılabilir |
| aufrufenruft auf | çağırmak (metot)Ayrılabilir |
| abfangenfängt ab | (durumu) yakalamakAyrılabilir |
| und zwar | şöyle ki (gerekçe getirir) |
| von mir aus | benim açımdan sorun yok |
| so gewollt | kasten böyle |
Sık yapılan hata
„Das ist falsch.“ → kişisel saldırı olarak okumak
„Das ist falsch.“ → kod hakkında bir bilgi olarak okumak
Bu modülün en önemli maddesi ve bir dilbilgisi kuralı değil. Alman Code Review kültüründe eleştiri doğrudan içeriğe yöneliktir ve yumuşatıcı ekler (“belki”, “sanki”, “kusura bakma ama”) kullanılmaz. Türkçede aynı sertlik ilişkiye yönelik olurdu — Almanca'da olmaz. Sertliği kişisel okursan gereksiz yere kırılırsın; kimse seni aşağılamıyor. Aynı kişi beş dakika sonra sana kahve ısmarlar.
Sık yapılan hata
Hier eine Konstante nutzen. (ağırlığı belirsiz)
Nur ein Vorschlag, kein Blocker: Hier würde ich eine Konstante nutzen.
Ağırlığı işaretlenmemiş yorum şart olarak okunur. Sonuç: PR gereksiz turlar döner, yazan kişi öneriyle zorunluluğu ayırt edemez. İki kelimelik bir etiket (nur ein Vorschlag / das müssen wir ändern) review süresini yarıya indirir.
Sık yapılan hata
Ich denke, du hast vielleicht eventuell recht, aber ich bin nicht sicher …
Da bin ich anderer Meinung — und zwar deshalb: …
Aşırı yumuşatma Almanca'da nezaket değil belirsizlik olarak okunur: karşı taraf ne dediğini anlamaz. İtiraz etmek serbesttir ve beklenir; istenen tek şey gerekçedir. Net itiraz + sebep = saygı görür.
Bir Alman Kollege PR'ına “Das ist falsch” yazdı. Ne anlama gelir?
Alman review kültürü içeriğe doğrudandır, kişiye değil. Sertliği kişisel okumak gereksiz kırılmaya yol açar.
Bir review yorumunda en önemli ek bilgi nedir?
nur ein Vorschlag / das müssen wir ändern — bu etiket olmadan her yorum şart sayılır.
Bir eleştiride haklı olduğunu düşünüyorsun. Nasıl itiraz edersin?
Net itiraz + gerekçe. und zwar sebebi getirir. Aşırı yumuşatma belirsizlik olarak okunur.
“Kannst du kurz drüberschauen?” ne demek?
drüberschauen = üstünden geçmek. Review istemenin en yaygın cümlesi.
Bir PR'a iki yorum yaz: biri gerçek bir blocker (test geçmiyor), biri sadece öneri (isimlendirme). Ağırlıklarını işaretle.
1) Das müssten wir noch ändern, sonst läuft der Test nicht durch: bei einer leeren Liste gibt die Methode null zurück.
2) Nur ein Vorschlag, kein Blocker: Ich hätte da eine Anmerkung zur Benennung — „data“ ist ziemlich allgemein.
İkisinin de gerekçesi var ve ağırlığı işaretli. Bu iki şey, iyi bir review yorumunu kötüsünden ayıran her şeydir.
Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.
Birincil kaynak
DWDS — Anmerkung, Hinweis, Vorschlag kullanım örnekleri — Bu üç kelimenin gerçek kullanım bağlamını korpustan görmek için. Aralarındaki ağırlık farkı sözlük tanımından çıkmaz, örnekten çıkar.