IT-Almancası Atölyesi

Modül 16 Entw

Gereksinim, tahmin ve mutabakat

Anforderung, Aufwand schätzen, Rücksprache, Fachbereich ile konuşma

14 kalıp 17 kelime 4 soru 4 görev

Bu dil ne zaman lazım

Bir geliştiricinin en riskli dil anı: “Ne kadar sürer?” sorusuna cevap verdiği an. Almanya'da verilen tahmin yarı taahhüttür. Bu modül tahminin etrafına doğru koruma cümlelerini koymayı ve Fachbereich (işi tanımlayan, teknik olmayan birim) ile ortak dil kurmayı öğretiyor.

Bu modülü bitirince

Bir gereksinimi sorgulayabilmek, bir tahmini kendini bağlamadan verebilmek ve Rücksprache / abstimmen kültürünü kullanabilmek.

Kalıplar

Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?

Gereksinimi netleştirmek

Sie

Was ist die Anforderung genau?

Gereksinim tam olarak nedir?

die Anforderung = gereksinim. Alman proje dilinin merkez kelimesi; iş ilanlarında da geçer.

du

Ist das ein Muss oder ein Nice-to-have?

Bu zorunlu mu yoksa olsa iyi olur mu?

Kapsamı daraltan en verimli soru. das Muss Almanca; Nice-to-have Denglisch ama herkes kullanıyor.

Sie

Was passiert, wenn ein Nutzer das Feld leer lässt?

Bir kullanıcı alanı boş bırakırsa ne olur?

Kenar durumu sormak — gereksinimlerin yüzde sekseni burada eksiktir ve sonradan çıkması pahalıdır.

Sie

Können wir die Akzeptanzkriterien kurz durchgehen?

Kabul kriterlerini kısaca gözden geçirebilir miyiz?

das Akzeptanzkriterium, çoğul die Akzeptanzkriterien. durchgehen = gözden geçirmek.

du

Das würde ich in ein separates Ticket auslagern.

Bunu ayrı bir ticket'a çıkarırdım.

auslagern = dışarı taşımak. Kapsam büyümesine karşı en kibar savunma.

Tahmin vermek — kendini koru

Sie

Den Aufwand schätze ich auf etwa drei Tage.

Eforu yaklaşık üç gün olarak tahmin ediyorum.

der Aufwand = efor, iş yükü. schätzen auf + Akk. = tahmin etmek.

Sie

Das ist eine grobe Schätzung, keine Zusage.

Bu kaba bir tahmin, taahhüt değil.

Bu cümleyi ezberle. grob = kaba, yaklaşık. die Zusage = taahhüt, söz. Tahminin taahhüde dönüşmesini engelleyen tek cümle.

du

Da müsste ich erst reinschauen, bevor ich das schätze.

Tahmin etmeden önce bir içine bakmam lazım.

Kodu görmeden tahmin verme. reinschauen = içine bakmak. Bu cümle seni yavaş göstermez, ciddi gösterir.

du

Wenn die Schnittstelle schon steht, geht es schneller — sonst kommen zwei Tage dazu.

Arayüz hazırsa daha hızlı olur — değilse iki gün daha eklenir.

Koşullu tahmin. stehen burada “hazır olmak” anlamında. Varsayımı açık söylemek, sonradan tartışmayı önler.

Sie

Aus technischer Sicht würde ich davon abraten.

Teknik açıdan bunu tavsiye etmem.

abraten von + Dativ = tavsiye etmemek. Aus technischer Sicht itirazı sana değil uzmanlığına bağlar — çok daha güçlü durur.

Mutabakat — Abstimmung kültürü

Sie

Ich halte dazu noch Rücksprache mit dem Fachbereich.

Bu konuda ilgili birimle görüşeceğim.

Rücksprache halten mit — çok Alman, çok kullanışlı. “Karar vermeden önce doğru kişiyle konuşacağım” demenin resmî yolu.

Das ist noch nicht abgestimmt.

Bu henüz mutabık kalınmadı.

abstimmen Alman iş dilinin en çok kullanılan fiillerinden biri = ilgili taraflarla uyumlandırmak. Das ist abgestimmt = onaylı, ilerlenebilir.

Wer entscheidet das am Ende?

Sonunda buna kim karar veriyor?

Almanya'da bu soru tamamen kabul edilebilir ve çok işe yarar. Sorumluluğun kimde olduğunu bilmek, gereksiz turlardan kurtarır.

du

Lass uns das kurz zusammen abstimmen, bevor ich anfange.

Başlamadan önce bunu kısaca birlikte kararlaştıralım.

Yanlış şeyi doğru yapmaktan iyisi, doğru şeyi sormaktır. Bu cümle Almanya'da her zaman iyi karşılanır.

Diyalog — Fachbereich'ten gelen bir istek

Fachbereich

Wir bräuchten eine Exportfunktion für die Berichte. Wie lange dauert das?

Raporlar için bir dışa aktarma fonksiyonu gerekiyor. Bu ne kadar sürer?

Sen

Bevor ich schätze: Was ist die Anforderung genau — Excel, CSV oder PDF?

Tahmin etmeden önce: Gereksinim tam olarak nedir — Excel, CSV yoksa PDF?

Fachbereich

Am liebsten alle drei.

En iyisi üçü de.

Sen

Ist das ein Muss oder ein Nice-to-have? CSV allein wäre deutlich schneller.

Bu zorunlu mu yoksa olsa iyi olur mu? Sadece CSV belirgin şekilde daha hızlı olur.

Fachbereich

CSV ist das Wichtigste. PDF wäre nur nice-to-have.

En önemlisi CSV. PDF sadece olsa iyi olur.

Sen

Gut. Für CSV schätze ich den Aufwand auf etwa zwei Tage — das ist eine grobe Schätzung, keine Zusage.

Güzel. CSV için eforu yaklaşık iki gün tahmin ediyorum — bu kaba bir tahmin, taahhüt değil.

Sen

PDF lagere ich in ein separates Ticket aus. Ich halte dazu noch Rücksprache mit dem Team.

PDF'i ayrı bir ticket'a çıkarıyorum. Bu konuda ekiple ayrıca görüşeceğim.

Sözlük

Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.

der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade

AlmancaTürkçe
dieAnforderung-engereksinim
derAufwand¨-eefor, iş yüküGenelde tekil kullanılır
dieSchätzung-entahmin
dieZusage-ntaahhüt, sözKarşıtı: die Absage (ret)
dieRücksprache-nistişare, görüşmeRücksprache halten mit + Dat.
dieAbstimmung-enmutabakat, uyumlandırma
derFachbereich-eilgili iş birimiİşi tanımlayan, teknik olmayan taraf
dasAkzeptanzkriterium-kriterienkabul kriteri
dieUmsetzung-enhayata geçirme, uygulama
dieMachbarkeityapılabilirlik
schätzen auf+ Akk.tahmin etmek
abstimmenstimmt abmutabık kalmakAyrılabilir
abraten von+ Dat.tavsiye etmemekAyrılabilir
auslagernlagert ausdışarı taşımakAyrılabilir
durchgehengeht durchgözden geçirmekAyrılabilir
reinschauenschaut reiniçine bakmakAyrılabilir
grobkaba, yaklaşık

Tuzaklar

Sık yapılan hata

Das mache ich in zwei Tagen. (kodu görmeden)

Da müsste ich erst reinschauen, bevor ich das schätze.

Almanya'da verilen tahmin yarı taahhüttür ve planlamaya girer. Kodu görmeden söylediğin sayı, iki hafta sonra sana “ama sen demiştin ki” diye geri döner. Bakmak için zaman istemek burada zayıflık değil, meslek ciddiyeti sayılır.

Sık yapılan hata

Ungefähr drei Tage, denke ich.

Den Aufwand schätze ich auf etwa drei Tage — das ist eine grobe Schätzung, keine Zusage.

İki cümle aynı sayıyı veriyor, ama ikincisi sayının statüsünü söylüyor. keine Zusage eki olmadan tahmin otomatik olarak söz sayılır — ve Alman proje planı o sayının üzerine kurulur.

Sık yapılan hata

Ich glaube, das will der Chef so.

Das ist noch nicht abgestimmt — ich halte Rücksprache mit dem Fachbereich.

abstimmen ve Rücksprache halten Alman iş kültürünün iki temel fiilidir: bir şey mutabık kalınmadıysa henüz yoktur. Tahmine dayalı hareket etmek yerine bu iki cümleyi kullanmak, yanlış yapılmış üç günlük işten sonsuz kez iyidir.

Test

Kodu görmeden tahmin isteniyor. Ne dersin?

  • Ungefähr zwei Tage, glaube ich.
  • Da müsste ich erst reinschauen.
  • Das kann ich nicht sagen.

Bakmak için zaman istemek meslek ciddiyetidir. Üçüncüsü kapıyı kapatıyor, birincisi seni bağlıyor.

Tahminin taahhüde dönüşmesini nasıl engellersin?

  • Bir tahmin olduğunu açıkça söylerim.
  • Sayıyı biraz yüksek tutarım.
  • Hiç sayı vermemeye çalışırım.

Das ist eine grobe Schätzung, keine Zusage. — sayının statüsünü söylemek, sayıyı şişirmekten daha dürüst ve etkili.

“Das ist noch nicht abgestimmt” ne demek?

  • Bu henüz mutabık kalınmadı.
  • Bu henüz test edilmedi.
  • Bu henüz kodlanmadı.

abstimmen = ilgili taraflarla uyumlandırmak. Alman iş dilinin en sık kullanılan fiillerinden.

Kapsam büyüyor. En kibar savunma hangisi?

  • Das schaffen wir nicht mehr.
  • Das lagere ich in ein separates Ticket aus.
  • Dafür habe ich keine Zeit.

auslagern isteği reddetmiyor, sıraya koyuyor. Reddetmeden kapsamı korumanın yolu.

Ezberden yaz

Fachbereich üç formatta dışa aktarma istiyor. Dört cümle yaz: gereksinimi netleştir, zorunlu olanı ayır, korumalı tahmin ver, gerisini ayır.

Was ist die Anforderung genau — welches Format brauchen Sie wirklich?

Ist das ein Muss oder ein Nice-to-have?

Für CSV schätze ich den Aufwand auf etwa zwei Tage — das ist eine grobe Schätzung, keine Zusage.

PDF und Excel lagere ich in separate Tickets aus und stimme das mit dem Team ab.

Dört adım: netleştir → önceliklendir → korumalı tahmin ver → gerisini ayır. Bu sıra, bir geliştiricinin kapsam karşısında en güçlü olduğu yerdir.

Gerçek hayat görevleri

Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.

  1. Das ist eine grobe Schätzung, keine Zusage. cümlesini ezberle. Bu modülden tek şey alacaksan bu olsun.
  2. Üzerinde çalıştığın bir işi al ve Muss / Nice-to-have olarak iki listeye ayır. Almanca yaz.
  3. abstimmen ve Rücksprache halten ile üçer cümle kur. Bu iki kalıp Almanya'da her toplantıda geçiyor.
  4. Sekiz ayrılabilir fiili çek: abstimmen, abraten, auslagern, durchgehen, reinschauen, aufmachen, einbauen, vornehmen.

Birincil kaynak

BiBB — Fachinformatiker meslek profili (Anforderungsanalyse)Anforderung, Umsetzung, Abstimmung terimlerinin resmî meslek tanımındaki kullanımı — iş ilanlarındaki kelimeler doğrudan buradan geliyor.