IT-Almancası Atölyesi
Başvuru mektubunun iskeleti, klişelerden kaçınma, CV terimleri
Alman başvuru dosyası biçim olarak katıdır: Anschreiben (bir sayfa), Lebenslauf (tablo hâlinde), Zeugnisse (belgeler). İyi haber: iskelet ezberlenebilir. Kötü haber: herkes aynı üç klişeyi yazıyor ve İK bunları saniyede tanıyor. Bu modül iskeleti verir ve o klişelerden kurtarır.
Bu modülü bitirince
Kendi Anschreiben'ini ilk cümlesi klişe olmayan şekilde yazabilmek, Lebenslauf terimlerini doğru kullanabilmek ve Almanca seviyeni özür dilemeden beyan edebilmek.
Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?
Konu ve hitap
Bewerbung als Fachinformatiker für Systemintegration – Ihre Stellenanzeige vom 05.08.2026
Sistem entegrasyonu bilişim uzmanı başvurusu – 05.08.2026 tarihli iş ilanınız
Betreff satırı. İlanın tarihini ve kaynağını yaz — İK aynı anda beş pozisyon için ilan vermiş olabilir.
Sehr geehrte Frau Weber,
Sayın Weber Hanım,
İsim bul. İlanda Ansprechpartner yazıyorsa onu kullan; yoksa firmanın sitesine bak veya ara. Sehr geehrte Damen und Herren hep zayıf kalır çünkü kimseye yazılmamış gibi durur.
Giriş — klişeden kaçış
Ihre Stellenanzeige vom 5. August hat mich sofort angesprochen: Sie suchen jemanden, der Störungen nicht nur behebt, sondern auch dokumentiert.
5 Ağustos tarihli ilanınız hemen dikkatimi çekti: arızaları sadece gideren değil, belgeleyen birini arıyorsunuz.
İyi bir giriş, ilandan bir şey alıntılar. Bu, ilanı gerçekten okuduğunu kanıtlayan tek şeydir ve seni ilk cümlede yığından ayırır.
Zurzeit arbeite ich in einem anderen Bereich und möchte mich beruflich neu orientieren – bewusst in Richtung IT.
Şu anda başka bir alanda çalışıyorum ve mesleki olarak yeniden yönelmek istiyorum – bilinçli olarak IT yönünde.
Sektör değişimini savunma değil, karar olarak sun. bewusst (bilinçli olarak) kelimesi bütün cümleyi taşıyor.
Besonders reizt mich an Ihrer Stelle die Mischung aus Support und Netzwerktechnik.
Pozisyonunuzda özellikle destek ile ağ teknolojisinin bir arada olması ilgimi çekiyor.
reizen = cezbetmek, ilgi çekmek. Neyin ilgini çektiğini somut söyle — “ilginç bir pozisyon” hiçbir şey demiyor.
Ne getiriyorsun — kanıtla
In meiner bisherigen Tätigkeit habe ich gelernt, unter Zeitdruck strukturiert zu arbeiten.
Şimdiye kadarki işimde zaman baskısı altında yapılandırılmış çalışmayı öğrendim.
die Tätigkeit = faaliyet, iş. Önceki sektörü avantaja çevir — IT dışı deneyim müşteriyle konuşabilme demektir.
Mit Linux, Netzwerktechnik und Ticketsystemen bin ich vertraut; Windows-Umgebungen betreue ich seit zwei Jahren privat.
Linux, ağ teknolojisi ve ticket sistemlerine aşinayım; Windows ortamlarını iki yıldır özel olarak yönetiyorum.
vertraut sein mit + Dativ = aşina olmak. Her yetkinliğe bir kanıt ekle. Kanıtsız yetkinlik listesi okunmuyor.
Meine Deutschkenntnisse liegen auf Niveau B2, meine Muttersprache ist Türkisch.
Almanca bilgim B2 seviyesinde, ana dilim Türkçe.
Bunu bir olgu olarak yaz, özür olarak değil. Türkçe bir artı: Almanya'da Türkçe konuşan müşteriye hizmet verebilen destek çalışanı aranan biridir. Muttersprache'yi mutlaka yaz.
Neue Themen erarbeite ich mir schnell – das habe ich beim Wechsel in die IT bereits gezeigt.
Yeni konuları hızlı öğrenirim – bunu IT'ye geçişte zaten gösterdim.
sich etwas erarbeiten = çalışarak edinmek. Sıfat değil kanıt: lernbereit demek yerine öğrendiğin şeyi göster.
Kapanış ve şartlar
Über eine Einladung zu einem persönlichen Gespräch freue ich mich sehr.
Yüz yüze bir görüşmeye davet edilmekten çok memnun olurum.
Standart ve doğru kapanış. Ich würde mich freuen … da olur ama bu hâli daha kendinden emin durur.
Mein möglicher Eintrittstermin ist der 1. Oktober 2026.
Mümkün olan işe başlama tarihim 1 Ekim 2026.
der Eintrittstermin = işe giriş tarihi. İlanda soruluyorsa mutlaka yaz — yoksa dosya eksik sayılır.
Meine Gehaltsvorstellung liegt bei 42.000 Euro brutto jährlich.
Ücret beklentim yıllık brüt 42.000 Euro.
Sorulduysa sayı ver. Boş bırakmak “pazarlık edemiyor” olarak okunur. Almanya'da maaş brutto jährlich (yıllık brüt) konuşulur.
Mit freundlichen Grüßen
Saygılarımla
Sonrasında virgül yok, altına adın. (Modül 06'daki kural.)
Lebenslauf başlıkları
Persönliche Daten · Berufserfahrung · Ausbildung · Kenntnisse · Sprachen
Kişisel bilgiler · İş deneyimi · Eğitim · Yetkinlikler · Diller
Alman Lebenslauf'u tablo hâlinde ve tersten kronolojik (en yenisi üstte). Bir-iki sayfa.
Fortgeschrittene Kenntnisse in Linux, Grundkenntnisse in Python
Linux'ta ileri düzey bilgi, Python'da temel bilgi
Seviye kelimeleri: Grundkenntnisse → gute Kenntnisse → fortgeschrittene Kenntnisse → sehr gute Kenntnisse. Yıldız/çubuk grafik yerine bu kelimeleri kullan.
Deutsch: B2 (Zertifikat) · Türkisch: Muttersprache · Englisch: B1
Almanca: B2 (sertifikalı) · Türkçe: ana dil · İngilizce: B1
Sertifikan varsa parantezde yaz. Yoksa sadece seviye — abartma, mülakatta anlaşılır.
Hiermit bewerbe ich mich auf die von Ihnen ausgeschriebene Stelle als Fachinformatiker.
İşbu vesileyle ilan ettiğiniz bilişim uzmanı pozisyonuna başvuruyorum.
Ihre Stellenanzeige vom 5. August hat mich sofort angesprochen: Sie suchen jemanden, der Störungen nicht nur behebt, sondern auch dokumentiert.
5 Ağustos tarihli ilanınız hemen dikkatimi çekti: arızaları sadece gideren değil, belgeleyen birini arıyorsunuz.
Genau das habe ich in meiner bisherigen Tätigkeit täglich gemacht – nur in einer anderen Branche.
Şimdiye kadarki işimde tam olarak bunu her gün yaptım – sadece başka bir sektörde.
Mit Linux und Ticketsystemen bin ich vertraut, meine Deutschkenntnisse liegen auf Niveau B2, meine Muttersprache ist Türkisch.
Linux ve ticket sistemlerine aşinayım, Almanca bilgim B2 seviyesinde, ana dilim Türkçe.
Über eine Einladung zu einem persönlichen Gespräch freue ich mich sehr.
Yüz yüze bir görüşmeye davet edilmekten çok memnun olurum.
Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.
der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| dasAnschreiben- | başvuru mektubu |
| derLebenslauf¨-e | özgeçmiş, CV |
| dieBewerbungsunterlagen(çoğul) | başvuru evrakları |
| dieStellenanzeige-n | iş ilanıEş anlamlı: die Stellenausschreibung |
| dieBerufserfahrung-en | iş deneyimi |
| dieTätigkeit-en | faaliyet, yapılan iş |
| dieKenntnisse(çoğul) | bilgi, yetkinlikNeredeyse hep çoğul |
| dieWeiterbildung-en | mesleki gelişim eğitimi |
| dasZeugnis-se | belge, referans yazısıdas Arbeitszeugnis = çalışma belgesi |
| derEintrittstermin-e | işe başlama tarihi |
| dieGehaltsvorstellung-en | ücret beklentisibrutto jährlich olarak verilir |
| dieKündigungsfrist-en | ihbar süresi |
| dieMuttersprache-n | ana dilTürkçeyi yazmayı unutma — artı puandır |
| vertraut sein mit+ Dat. | aşina olmak |
| reizen | cezbetmek, ilgi çekmek |
| sich neu orientieren | yeniden yönelmek |
| sich erarbeiten | çalışarak edinmek |
| ansprechenspricht an | dikkat çekmekAyrılabilir |
Sık yapılan hata
Hiermit bewerbe ich mich auf die von Ihnen ausgeschriebene Stelle.
Ihre Stellenanzeige vom 5. August hat mich sofort angesprochen: Sie suchen jemanden, der …
Bu cümle Almanya'da en çok yazılan ve en az okunan cümledir. Dilbilgisi kusursuz, ama Betreff satırında zaten yazan şeyi tekrar ediyor — yani en değerli satırını israf ediyor. İK on saniyede karar veriyor; o on saniyeyi klişeye harcama. İlandan bir şey alıntıla, ilanı okuduğunu kanıtla.
Sık yapılan hata
Ich bin teamfähig, motiviert, flexibel und lernbereit.
Neue Themen erarbeite ich mir schnell – das habe ich beim Wechsel in die IT bereits gezeigt.
Bu dört sıfat her başvuruda var, dolayısıyla hiçbir şey söylemiyor. Almanya'da beklenen şey sıfat değil kanıttır (Belege statt Behauptungen). Bir sıfat yazacaksan arkasına onu kanıtlayan bir cümle koy — yoksa sil.
Sık yapılan hata
Leider ist mein Deutsch noch nicht perfekt, ich arbeite aber daran.
Meine Deutschkenntnisse liegen auf Niveau B2, meine Muttersprache ist Türkisch.
Seviyeni olgu olarak beyan et. Birinci cümle özür diliyor ve İK'nın kafasında bir soru işareti bırakıyor: ne kadar kötü? İkinci cümle bir sayı veriyor ve tartışmayı kapatıyor. Üstelik Türkçeyi yazmak Almanya'da gerçek bir avantaj — özellikle destek pozisyonlarında Türkçe konuşan müşteri kitlesi büyük.
Sık yapılan hata
Gehaltsvorstellung: verhandelbar
Meine Gehaltsvorstellung liegt bei 42.000 Euro brutto jährlich.
İlanda ücret beklentisi soruluyorsa sayı vermek zorundasın. verhandelbar yazmak veya boş bırakmak, “kendini değerlendiremiyor” olarak okunur. Sayıyı bulmak için: BERUFENET ve bölgesel maaş karşılaştırmaları.
Anschreiben'in ilk cümlesi ne yapmalı?
Betreff satırı hangi pozisyona başvurduğunu zaten söylüyor. İlk cümle o bilgiyi tekrar ederse boşa gider.
Almanca seviyeni nasıl yazarsın?
Seviye bir olgudur, özür değil. Somut bir seviye vermek soru işaretini kapatır.
“Ich bin teamfähig und motiviert” cümlesinin sorunu ne?
Belege statt Behauptungen — Almanya'da sıfat değil kanıt beklenir. Her sıfatın arkasına bir örnek koy.
Alman Lebenslauf'unda sıralama nasıl olur?
Tersten kronolojik (antichronologisch) — en güncel deneyim en üstte, tablo hâlinde.
Kendi Anschreiben'inin ilk iki cümlesini yaz: ilandan bir şey alıntıla ve kendi deneyimine bağla. Klişe kullanma.
Ihre Stellenanzeige vom 5. August hat mich sofort angesprochen: Sie suchen jemanden, der Anwender geduldig durch Störungen führt.
Genau das habe ich in meiner bisherigen Tätigkeit täglich gemacht – nur mit anderen Themen und derselben Ruhe.
İki cümlede iki şey kanıtladın: ilanı okudun ve ilgili bir deneyimin var. Çoğu başvuru bunu bir sayfada yapamıyor.
Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.
Birincil kaynak
Make it in Germany — Bewerbung (Federal hükümet portalı) — Alman başvuru dosyasının beklenen biçimi, hangi belgelerin gerektiği ve yabancı diplomaların denkliği. Devletin kendi kaynağı — biçim konusunda en güvenilir referans.