IT-Almancası Atölyesi
Yavaşlatma, tekrar ettirme, teyit etme — konuşmayı bitirmeden
B2 seviyesinin gerçek sınavı bu. Almancan yeterli — ama karşındaki hızlı konuşan, ağzında lehçe olan biri olduğunda tıkanıyorsun. O anda Ich verstehe nicht demek konuşmayı duvara toslatır. Bu modül, anlamadığın anı yönetmeyi öğretiyor: konuşmayı durdurmadan yavaşlatmak, doğru parçayı tekrar ettirmek, anladığını teyit etmek.
Bu modülü bitirince
Bir konuşmanın ortasında kaybolduğunda paniklemeden müdahale edebilmek — ve karşı tarafa senin Almancanı değil, konunun kendisini sorgulattırmak.
Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?
Anı durdurmak
Wie bitte?
Efendim? / Anlayamadım?
En kısa ve tamamen kibar. Sadece Was? demek kaba durur — onu bırak.
Entschuldigung, ich habe Sie akustisch nicht verstanden.
Pardon, sizi net duyamadım.
Bu cümledeki sihirli kelime: akustisch. Sorunu dilinden değil sesten kaynaklı gösteriyor. Karşı taraf yavaşlar ama sana yabancı muamelesi yapmaz.
Könnten Sie bitte etwas langsamer sprechen?
Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?
Könnten (Konjunktiv II) + bitte + etwas = üç kat yumuşatma. Sprechen Sie langsam! emir kipidir, kullanma.
Könnten Sie das bitte noch einmal sagen?
Bunu bir kez daha söyleyebilir misiniz?
Günlük kısaltması: Noch mal, bitte?
Moment bitte, ich schreibe kurz mit.
Bir saniye, hızlıca not alıyorum.
Zaman kazanma cümlesi. mitschreiben = aynı anda not almak. Karşı taraf otomatik yavaşlar.
Doğru parçayı hedefle
Den letzten Teil habe ich nicht ganz mitbekommen.
Son kısmı tam yakalayamadım.
Neyi kaçırdığını söylemek, “anlamadım” demekten çok daha iyi: karşı taraf her şeyi baştan anlatmak yerine sadece o parçayı tekrar eder.
Was bedeutet „Wartungsfenster“ genau?
“Wartungsfenster” tam olarak ne demek?
Bilmediğin kelimeyi tırnak içinde geri ver. Bu, cehalet değil dikkat işareti sayılır.
Wie meinen Sie das genau?
Bunu tam olarak nasıl kastediyorsunuz?
Kelimeyi anladın ama niyeti anlamadıysan bu. Almanlar bu soruyu profesyonel bulur.
Ich kenne den Begriff nicht — was heißt das bei euch?
Bu terimi bilmiyorum — sizde ne anlama geliyor?
bei euch eklemek terimi firmaya özel gösterir. Çoğu zaman gerçekten öyledir; Alman Kollege'nin de bilmediği kısaltmalar oluyor.
Teyit et — asıl mesele bu
Habe ich Sie richtig verstanden, dass der Server seit gestern ausfällt?
Sizi doğru anladıysam sunucu dünden beri çalışmıyor, öyle mi?
Bu modülün en değerli cümlesi. dass yan cümlesinde fiil sona gider. Anladığını doğrularsın, yanlış anladıysan ücretsiz düzeltilirsin.
Nur zur Sicherheit: Sie meinen den Drucker im zweiten Stock, richtig?
Emin olmak için: ikinci kattaki yazıcıyı kastediyorsunuz, değil mi?
Kısa teyit kalıbı. …, richtig? sonuna eklenen en pratik onay ekidir.
Ich fasse kurz zusammen: Sie brauchen bis Freitag einen neuen Zugang.
Kısaca özetliyorum: cumaya kadar yeni bir erişim gerekiyor.
Uzun konuşmaların sonunda özetlemek — hem anladığını kanıtlar hem ticket'ını sana yazdırır.
Die Verbindung ist gerade schlecht. Darf ich Sie gleich zurückrufen?
Hat şu an kötü. Birazdan sizi geri arayabilir miyim?
Acil çıkış kapısı. Gerçekten boğulduysan bu cümle sana toparlanacak beş dakika kazandırır — ve kimse sorgulamaz.
Du, wir ziehen morgen das Wartungsfenster vor, weil die Lizenz ausläuft, kannst du den Rollout übernehmen?
Baksana, lisans dolduğu için bakım penceresini yarına çekiyoruz, dağıtımı sen üstlenebilir misin?
Moment, ich schreibe kurz mit. Den letzten Teil habe ich nicht ganz mitbekommen.
Bir saniye, not alıyorum. Son kısmı tam yakalayamadım.
Klar. Ob du den Rollout übernehmen kannst — also die neue Version auf die Clients ausrollen.
Tabii. Dağıtımı üstlenebilir misin — yani yeni sürümü istemcilere yaymayı.
Habe ich dich richtig verstanden, dass das Wartungsfenster jetzt schon morgen ist?
Seni doğru anladıysam bakım penceresi artık yarın, öyle mi?
Genau, morgen ab 18 Uhr.
Aynen, yarın saat 18'den itibaren.
Alles klar. Ich fasse zusammen: morgen ab 18 Uhr Rollout auf die Clients, und ich mache das.
Anlaşıldı. Özetliyorum: yarın 18'den itibaren istemcilere dağıtım, ve bunu ben yapıyorum.
Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.
der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| mitbekommen | (konuşulanı) yakalamak, kapmakIch habe das nicht mitbekommen. |
| mitschreibenschreibt mit | not almakAyrılabilir |
| zusammenfassenfasst zusammen | özetlemekAyrılabilir |
| meinen | kastetmekWas meinst du? = ne demek istiyorsun |
| akustisch | işitsel olarak, sesçeAnlamama sebebini sese bağlayan sihirli kelime |
| derBegriff-e | terim, kavram |
| dieVerbindung-en | bağlantıHem telefon hattı hem ağ bağlantısı |
| dieAbkürzung-en | kısaltmaIT'de her firmanın kendine ait olanları var |
| zur Sicherheit | emin olmak için |
| noch mal | bir kez dahaResmî yazımı: noch einmal |
Sık yapılan hata
Ich verstehe nicht.
Den letzten Teil habe ich nicht ganz mitbekommen.
Birincisi dilbilgisi olarak kusursuz ama konuşmayı öldürür: karşı taraf neyi tekrar edeceğini bilmez, genelde ya her şeyi baştan anlatır ya da vazgeçip başkasına döner. İkincisi tam olarak neyi kaçırdığını söylüyor — konuşma kaldığı yerden devam eder.
Sık yapılan hata
Sprechen Sie langsamer!
Könnten Sie bitte etwas langsamer sprechen?
İlki emir kipi — Almancada iş yerinde bir yabancıya karşı bile sert durur. Könnten Sie …? (Konjunktiv II) Alman iş hayatının nezaket motorudur. Bu kalıbı bir kez öğren, yüz yerde kullan: Könnten Sie mir helfen / das schicken / kurz Zeit haben?
Sık yapılan hata
Ja, ja. (anlamadan onaylamak)
Nur zur Sicherheit: Sie meinen …, richtig?
Anlamadan onaylamak bu meslekte en pahalı hatadır: yanlış sunucuyu yeniden başlatırsın, yanlış hesabı silersin. Teyit cümlesi seni yavaşlatmaz — ticket'ının doğru olmasını sağlar.
Telefonda karşındakini duyamadın. En iyi cümle hangisi?
akustisch sorunu sese bağlar, senin diline değil. Karşı taraf yavaşlar ama muamelesi değişmez.
Hangisi Konjunktiv II ile kibarlaştırılmış bir istek?
könnten = können fiilinin Konjunktiv II hâli. İş yerinde istek bu kalıpla kurulur.
Uzun bir açıklamayı doğru anladığını nasıl kontrol edersin?
Ich fasse kurz zusammen: … — özetlemek hem anlayışını test eder hem yanlış anlamayı bedava düzelttirir.
“Habe ich Sie richtig verstanden, dass der Server ___?”
dass yan cümlesinde çekimli fiil en sona gider. Ayrılabilir fiil de orada birleşir: ausfällt.
Bir Kollege sana hızlı hızlı bir şey anlattı ve yarısını kaçırdın. Üç adımlık cevabını Almanca yaz: durdur, hedefle, teyit et.
Moment bitte, ich schreibe kurz mit.
Den letzten Teil habe ich nicht ganz mitbekommen.
Habe ich dich richtig verstanden, dass der Rollout schon morgen läuft?
Bu üçlü sıra her durumda çalışır: zaman kazan → neyi kaçırdığını söyle → anladığını teyit et.
Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.
Birincil kaynak
Deutsch am Arbeitsplatz — Telefonieren, Teil II: Problemfälle — Materyalin ikinci bölümü tam olarak bu modülün konusu: yanlış anlama, kötü hat, ulaşamama. Dinleme kayıtları var — sadece okuma, dinle.