IT-Almancası Atölyesi
Netzwerk, VPN, Freigabe, Zugriff — ve Zugriff/Zugang farkı
Support çağrılarının en büyük kümesi ağ ve erişim sorunları. Bu modülün asıl kazancı bir ayrım: Zugriff mi Zugang mı? Türkçede ikisi de “erişim” — Almancada farklı şeyler, ve karıştırmak ticket'ı yanlış ekibe yönlendiriyor.
Bu modülü bitirince
Bir ağ sorununu doğru katmanda tarif edebilmek ve Zugriff / Zugang / Freigabe / Verbindung dördünü doğru yerde kullanabilmek.
Türkçe karşılıklar kapalı başlıyor — bu kasten böyle. Önce Almancayı okuyup anlamını hatırlamayı dene, sonra karta dokunup kontrol et. Neden böyle?
Bağlantı yok
Ich habe keinen Netzwerkzugriff.
Ağ erişimim yok.
Ticket'a yazılacak resmî hâli. Günlük konuşmada: Ich komme nicht ins Netz.
Das WLAN ist verbunden, aber ohne Internetzugang.
WLAN bağlı ama internet erişimi yok.
Bu ayrım tanı için kritik: bağlantı var, erişim yok → DNS, DHCP veya güvenlik duvarı. Bağlantı hiç yok → fiziksel katman.
Der Rechner bekommt keine IP-Adresse.
Bilgisayar IP adresi almıyor.
DHCP sorununun standart tarifi. bekommen = almak.
Die Verbindung bricht mehrmals täglich ab.
Bağlantı günde birkaç kez kopuyor.
Sıklık bilgisi olmadan bu ticket çalışılamaz. mehrmals täglich = günde birkaç kez.
Sind Sie über LAN oder über WLAN verbunden?
LAN üzerinden mi WLAN üzerinden mi bağlısınız?
İlk sorulacak soru. das LAN = kablolu, das WLAN = kablosuz (İngilizce Wi-Fi).
Erişim reddedildi
Der Zugriff auf das Netzlaufwerk wird verweigert.
Ağ sürücüsüne erişim reddediliyor.
der Zugriff auf + Akkusativ — veriye/kaynağa teknik erişim. verweigern = reddetmek.
Der Kollege hat noch keinen Zugang zum System.
Meslektaşın sisteme henüz erişimi (hesabı) yok.
der Zugang zu + Dativ — hesap, giriş hakkı, kapıdan girme. Zugriff'ten farkı bu.
Die Freigabe ist nicht erreichbar.
Paylaşım erişilebilir değil.
die Freigabe iki anlamlı: ağ paylaşımı (share) ve onay/izin. Bağlamdan çıkar.
Die Firewall blockiert den Port.
Güvenlik duvarı portu engelliyor.
blockieren = engellemek. sperren da olur (kilitlemek).
Können Sie sich mit dem VPN verbinden?
VPN'e bağlanabiliyor musunuz?
sich verbinden mit + Dativ. Ev ofisinden gelen çağrıların ilk sorusu.
Tanı ve altyapı
Ich pinge den Server einmal an.
Sunucuya bir ping atıyorum.
anpingen — Denglisch ama tamamen yerleşmiş ve ayrılabilir çekiliyor.
Der Switch im Serverraum ist ausgefallen.
Sunucu odasındaki switch devre dışı kaldı.
ausfallen = devre dışı kalmak. der Serverraum, büyüğü das Rechenzentrum (veri merkezi).
Die Störung betrifft das gesamte zweite Obergeschoss.
Arıza tüm ikinci katı etkiliyor.
Kapsam cümlesi. das Obergeschoss (OG) = üst kat, das Erdgeschoss (EG) = zemin kat.
Die Verfügbarkeit lag letzten Monat bei 99,8 Prozent.
Kullanılabilirlik geçen ay yüzde 99,8'di.
die Verfügbarkeit — BSI ve ITIL'in temel kavramı. Dikkat: Almanca ondalık ayırıcı virgül.
Ich komme von zu Hause nicht auf das Laufwerk. Gestern ging es noch.
Evden sürücüye erişemiyorum. Dün çalışıyordu.
Sind Sie mit dem VPN verbunden? Steht da ein grünes Symbol unten rechts?
VPN'e bağlı mısınız? Sağ altta yeşil bir simge var mı?
Nein, da steht „Verbindung getrennt“.
Hayır, “Bağlantı kesildi” yazıyor.
Alles klar, dann liegt es nicht am Zugriff, sondern an der VPN-Verbindung.
Anlaşıldı, o zaman sorun erişimde değil, VPN bağlantısında.
Haben Sie sonst Internet? Können Sie eine normale Webseite öffnen?
Başka türlü internetiniz var mı? Normal bir web sayfası açabiliyor musunuz?
Ja, das funktioniert.
Evet, o çalışıyor.
Gut. Dann versuchen wir die VPN-Verbindung neu aufzubauen. Ich führe Sie durch.
Güzel. O zaman VPN bağlantısını yeniden kurmayı deneyelim. Adım adım anlatıyorum.
Her isim artikeliyle öğrenilir — artikeli sonradan eklemek neredeyse imkânsız. Küçük ek çoğuldur; ¨-e çoğulda umlaut aldığını gösterir (der Anhang → die Anhänge). Tümü: sözlük sayfası.
der eril die dişil das nötr renksiz: fiil / ifade
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| dasNetzwerk-e | ağ |
| derZugriff-e | erişim (veriye, teknik)auf + Akkusativ |
| derZugang¨-e | erişim hakkı, hesap, girişzu + Dativ |
| dieFreigabe-n | paylaşım; onayİki anlamlı — bağlamdan çıkar |
| dieVerbindung-en | bağlantı (mantıksal) |
| dasNetzlaufwerk-e | ağ sürücüsü |
| derServer- | sunucu |
| derServerraum¨-e | sunucu odası |
| dasRechenzentrum-zentren | veri merkeziKısaltma: RZ |
| dieFirewall-s | güvenlik duvarı |
| derSwitch-es | switchAlmancası der Verteiler, kullanılmıyor |
| dieVerfügbarkeit-en | kullanılabilirlikBSI'nin üç temel hedefinden biri |
| dieBandbreite-n | bant genişliği |
| dasObergeschoss-e | üst katKısaltma OG; zemin: EG |
| verweigern | reddetmekZugriff verweigert = erişim reddedildi |
| blockieren | engellemek |
| ausfallenfällt aus | devre dışı kalmakAyrılabilir |
| sich verbinden mit+ Dat. | bağlanmak |
| erreichbar | erişilebilir |
Sık yapılan hata
Der neue Kollege hat keinen Zugriff zum System.
Der neue Kollege hat keinen Zugang zum System.
İki kelime, iki farklı sorun, iki farklı ekip.
der Zugang zu = hesabı/giriş hakkı yok → yeni hesap açılmalı.
der Zugriff auf = hesabı var ama şu kaynağa yetkisi yok → yetki verilmeli.
Yeni bir çalışan için Zugang lazım. Türkçede ikisi de “erişim” olduğu için bu ayrımı ancak bilerek yapabilirsin.
Sık yapılan hata
Ich habe kein Internet, das Netzwerk ist kaputt.
Das WLAN ist verbunden, aber ohne Internetzugang.
İkinci cümle hangi katmanda sorun olduğunu söylüyor: fiziksel bağlantı kurulmuş, ad çözümleme veya yönlendirme bozuk. Bu tek cümle, ticket'ı doğru ekibe gönderir ve saatler kazandırır.
Sık yapılan hata
99.8 Prozent
99,8 Prozent
Almanca'da ondalık ayırıcı virgül, binlik ayırıcı nokta: 1.500,50 €. İngilizce alışkanlığıyla yazarsan rapor ve ticket'larda tuhaf durur — ve rakam yanlış okunabilir.
Yeni bir çalışanın sistemde hesabı yok. Hangisi doğru?
Zugang zu = hesap/giriş hakkı. Zugriff auf = var olan hesabın belirli bir kaynağa yetkisi.
WLAN bağlı ama sayfalar açılmıyor. En bilgilendirici tarif?
Bağlantının kurulduğunu ama erişim olmadığını söylemek, sorunu fiziksel katmandan ayırır — tanıyı doğrudan daraltır.
“Der Zugriff ___ das Laufwerk wird verweigert.”
Zugriff auf + Akkusativ sabit kalıp. Zugang ise zu + Dativ alır.
Almanca'da “yüzde 99,8” nasıl yazılır?
Ondalık ayırıcı virgül, binlik ayırıcı nokta. İngilizcenin tam tersi.
Şu arızayı ticket'a yaz: İkinci kattaki tüm kullanıcılar ağ sürücüsüne erişemiyor, WLAN bağlı ama sürücü açılmıyor, dün akşamdan beri sürüyor.
Betreff: Netzlaufwerk – Zugriff verweigert – 2. OG (alle Nutzer)
Seit gestern Abend wird der Zugriff auf das Netzlaufwerk verweigert.
Das WLAN ist verbunden, die Störung betrifft das gesamte zweite Obergeschoss.
Vermutlich ist der Switch oder die Freigabe betroffen – kein Einzelfall.
Zugriff doğru kelime: kullanıcıların hesabı var, erişemedikleri şey kaynak. Eğer hesapları olmasaydı Zugang olurdu.
Modül burada bitmiyor. Bu görevler yapılmazsa kalıplar sayfada kalır, ağzına gelmez.
Birincil kaynak
BSI IT-Grundschutz Kompendium — Glossar — Verfügbarkeit, Zugriff, Schwachstelle gibi terimlerin Almanya'daki resmî tanımı. Kamu kurumları ve büyük firmalar bu sözlükle çalışır.